Bugün Sigarayla İlgili Birşeyler Okuyordum Aklıma Birkaç Şey Takıldı.İnternette Araştırmaya Başladım Ve Bir Sitede Bir Makale Buldum Okudum.Ama Kafam Karıştı Biraz, Tekrar Okudum İnsanların Bazı Konularda Kesin Konuşmaması Gerektiğini Ve Sigaranın Haram Mı Değil Mi Olduğu Konusunda Fikir Edinmiş Oldum.Makalenin Olduğu Sayfaya Buradan Ulaşabilir Okuyabilirsiniz. Bakarsınız Sizinde Aklınıza Takılan Sorulara Çözüm Bulabilirsiniz.

Etiketler: , ,

Bu yazıyı okuyanlar, Bunları da okudu:


Bu yazı Pazartesi, 25 Şubat 2008, 11:12 pm tarihinde Bir Kaç Öneri kategorisi altında yayımlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

"Sigara İle İlgili-Bir Gençle Yapılan Diyalog" Yazısı için 4 Yorum yapılmış.

  1. Türkiye Gazetesi Köse yazari Mehmet Ali Demirbasin 10 Mart 2008 tarihinden 14 Mart 2008 kadar “Bir gencle yapilan diyalog” basligi altinda yapmis oldugu sohbete karsiliktir.

    (tirnak icerisinde yazili olan bana aittir)

    Lütfen dikkatle okuyunuz!!!

    Bismillahirrahmanirrahim
    Elhamdü lillahi rabbilalemin vessalatü vesselamü ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain

    Bir gençle yapılan diyalog
    Genç: Hocamız, sigaraya haram dediği için, hiçbir delil olmasa da biz sigaraya haram deriz. Üstelik sigaranın haram olduğuna dair delilimiz de çoktur.

    (Bir defa bu sözün sahibi ben degilim. Ne demek? “Hocamız, sigaraya haram dediği için, hiçbir delil olmasa da biz sigaraya haram deriz.” Bunu benim diyebilmem icin kafayi bir yere saglam vurmam lazim. Önceden yaptiginiz gibi yine yalan söylediniz, cünki bu sözün sahibi ben degilim.)

    CEVAP: Kendiniz haram deseniz de, bunu bütün Müslümanlara şamil edemezsiniz. Delilsiz konuşmanın vebali büyüktür. Çok delil nedir?
    Genç: Sigara israf ve zararlı olduğu için haramdır. İsraf haramdır ve Kendinizi tehlikeye atmayın âyetleri bunun delilidir.

    Akıl ve mantık ilmi de, bunun haram olduğunu gösteriyor. (Bu söz de bana ait degildir, en azindan bu sekilde ifade edilmemistir. Mehmet Ali Demirbas beyefendi vücuda zararli olan maddelerin haramiyyeti ve 7 yasinda bir cocuk icin bile bedihi olan bilgiler icin delil istemistir. Bunun üzerine yani yapilan basit mantik hatalarina istinaden mantik kurma mecburiyyeti husule gelmistir.)

    Mesela İsaguci mantığından örnek vereyim:
    Zarar yönünden bakalım:
    Dava: Sigara haramdır.
    Süğra: Her vücuda zarar veren haramdır.
    Kübra: Sigara zararlıdır
    Netice: O halde sigara haramdır.
    İsraf yönünden bakalım:
    Dava: Sigara haramdır.
    Süğra: İsraf haramdır.
    Kübra: Sigara içmek israftır.
    Netice: O halde sigara içmek haramdır.
    CEVAP: Bu kıyası hangi İslam âlimi yaptı ki?

    (”Bu kıyası hangi İslam âlimi yaptı ki?” Buna kiyas dediniz. Halbuki kiyas icin -daha öncede ifade ettigim gibi- mekis, mekisun aley ve vechi müsabehet gereklidir. Siz mezhepsizler hakkinda bir de kitap yazmistiniz, degilmi? Hatirladigim kadariyla orada Edille i seriyyeden bahs ediyordunuz. Kiyas ise edille i seriyyenin dördüncüsüdür. Tarife göre kiyas, hakkinda hüküm sabit olmayan bir meseleyi hakkinda hüküm olan bir meseleye aradaki benzerligi itibara alarak kiyas ve tatbik etmektir. Öyle degilmi? Peki bana söylermisiniz, bunun neresi kiyastir?
    Aslina bakarsaniz sigaranin israf ve haram oldugunu bilmek icin böyle bir mantik kurmaya gerek yoktur fakat sizin zerre miktari mantiga muhtac dimaginiz icin baska care olmadigindan bas vurulan bir yoldur. Peki yukarida yaptigim sey nedir, eger kiyas degilse buna ne isim verilmeli?
    Benim yaptigim seye tatbik denir. Islam alimleri bazen hüküm nasp ettikleri gibi hükme sigmayanlari kurallara baglamislardir. Örnek: Vücuda zarar veren maddeleri sayip dökerek bunlara haram demektense -ki zaten mümkin degildir- “vücuda zarar veren her sey haramdir” demek daha uygundur. Gerisi bu kaide seklinde olan hükmü okuyan kimseye kalmistir, yani tatbik. Benimkide bir tatbikten ibarettir. Israf, faide ve/veya ihtiyac olmayan seye mali harcamaktir. Sigaranin faideli olmasi veya ihtiyac olmasi bir yana -ki zaten degil- yüz binlerin ölümüne sebeptir. Sigara demekki hic süphesiz ve tereddütsüz israfin tarifine uymaktadir. Net olarak fazlasiyla israf ve haramdir.
    Eveeeet. Simdi ise bunun böyle olmadigini, yapmis oldugum seyin tatbik olmadigini, sigaranin israf olmadigini ispat etmek Mehmet Ali Bey Efendiye kalmistir.)

    Âyetlere böyle mana vermek, mantıkla açıklamak, hangi mezhepte vardır? Herkes haddini bilmelidir. (Ayete bu sekilde mana mi vermek? hangi ayet? bu isler yalanla dolanla olmaz. Ben herhangi bir ayete bu sekilde mana vermis degilim, mezheplerin hic birindede böyle bir mana sekli bulmak mümkin degildir fakat “mantıkla açıklamak, hangi mezhepte vardır?” demeniz usulcüleri baya güldürecek, cünki hangi mezhebin fikih kitabi olursa olsun, hangi hüküm olursa olsun bu kaideden gecmistir, isterse suur alti olsun, zira bedihi bir mantik kaidesidir. Fakat ulema dava, sura ve kübrayi zikri gerekli olmadigi icin birakip sadece neticeyi bildirmistir. Demekki bu sekilde mantiktan gecirmek bedihidir ve her mezhepte vardir. Yani fikih kitaplarinda bu kaideden gecmemis tek bir tane hüküm bulamassiniz. Sok mu olduk Mehmet Ali Bey Efendi?)

    Yanlış kıyas yaparak, mubaha haram diyerek küfre düşmekten çok korkmalıdır.
    (abdestimden süphe yok, elhamdülillah. süphesi olanlar korksun!)

    İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:
    Kur’an-ı kerimin tefsiri, Resulullahtan işitildiği gibi yapılabilir. (Kur’an-ı kerimi, kendi görüşüne, anlayışına göre tefsir eden kâfir olur) hadis-i şerifi, bunu bildirmektedir. (1/234)
    Başka bir hadis-i şerifte de, (Kur’an-ı kerimi, kendi görüşüyle açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir) buyuruluyor. (Nesai)
    (Klasik bir metod, daha inandirici olabilmek icin alakasi olmasa dahi bir kac ayet bir kac hadis yaz! Halbuki ortalikta ne Kuran i kerimden ne bir ayet nede tefsir var. Olmasada itiraf edilmeliki muhataba tesir edebilmek icin tesirli bir yol.)

    Kur’an-ı kerimi kendi kafasına göre tefsir edip sigaraya israf ve haram diyen kimse, iki hadis-i şerife göre hata etmiştir.
    Her iki kıyasta, dava da, kübra da yanlıştır. (Devamı var)
    (”Huy cikmaz” derler ya, iste tam Mehmet Ali Demirbas icin söylenmis bir söz. Satirlar dolusu ayetler hadisler yazar, Kuran i kerimi kendi reyine göre tefsir etmek, söyledir böyledir der durur, fakat hic kimse hangi ayetten bahs edildigini bilmez. Bilemez cünki ortada ne ayet vardir nede tefsir sadece bu hususla alakali Mehmet Ali Efendinin kaleme aldigi bir kac ayet ve hadis vardir.
    Allah hidayet buyursun! Amin veselamün ala seyyidil mürselin, velhamdülillahillezi nasarani fiddiin!)

    Bir gençle yapılan diyalog -2-
    Aynı bozuk mantıkla şu kıyaslar yapılabilir:
    Dava: Sigara mubahtır. Süğra: Mubah haram değildir.
    Kübra: Sigara mubahtır.
    Netice: O halde sigara haram değil, mubahtır.
    Burada dava yanlıştır. Sigara mubah diye dava olmaz. Dava, sigara haram mı, değil mi diye olur.
    (neden olmazmis bakalim? bunuda gaf yapmadan izah edebilirsen “helal olsun” diyecegim. Dava kismina istediginizi koyabilirsiniz. Hatta cok mantiksiz ve alakadan uzak bir sey bile koyabilirsiniz, zaten bu kaidenin vaz edilme maksatlarindan bir tanesi budur. Sadece soru olmaz. Dava kismina her ne koyarsaniz koyun, dogru olup olmadigi sugra ve/ veya kübra kisminda ortaya cikacaktir, nitekim sizin kurdugunuz mantiga göre kübra hatalidir zira sigaranin haramligi katiidir.)

    İsraf yönünden bakalım:
    Dava: Çikolata haramdır.
    Süğra: İsraf haramdır.
    Kübra: Çikolata israftır.
    Netice: O halde çikolata haramdır.

    Yukarıda davalar yanlış olduğu gibi; (Kübra) denilen önermeler de yanlış olduğu için, (Netice) yanlış oldu. Şimdi sigara yerine çikolata koyalım, neticeye bakalım:
    (Bunu diyen zaten benim, size yazdigim maillerde gayet net bir sekilde izah etmistim. Simdi ise sanki size ait bir seymis gibi yazmissiniz, fakat buna ragmen hatali, cünki “sugra ve kübra yanlis oldugundan netice ve buna bagli olarak dava yanlistir” demek dogru olur yoksa ibtidada davanin yanlisligi zikr edilmez. Tabiki öyle!!! Davanin yanlisligi ibtidada biliniyorsa neticeye ne hacet var? Neticeye hacet yoksa mantik kurmaya ne gerek kalir?)

    Dava: Sigara haramdır=Çikolata haramdır
    Süğra: İsraf haramdır=İsraf haramdır.
    Kübra: Sigara israftır=Çikolata israftır.
    Netice: Sigara haramdır=Çikolata haramdır.
    Kübra yanlış olduğu için, netice yanlış çıktı. Sigara veya çikolatanın israf ve haram olduğunu kim söyledi? Burada mantık ilminin suçu yok. Suç mantık ilmini kullanamayandadır.
    (Sütün etrafinda dönmekle neyi amacladiginiz pek zahir degil ama netice sigaranin haram olup olmadigina baglaniyor. Bunu ispat ettikten sonra mesele kalmaz. Hem “Kübra yanlış olduğu için” demissiniz. Kübra kisminda her hangi bir hata yok zira yukarida gayet acik bir sekilde sigaranin israf oldugunu ispat ettim. Eh, tersini ispat etmekte size kaliyor. Ama azda olsa sizi tanidim, isin icinden cikamayip bana “cocuk” , “cahil” , “ahmak” , gibi seyler söyleyeceksiniz, önemli degil, dedim ya benim abdestimden süphem yok.)

    Bir kıyas daha:
    Dava: Memeli hayvanlar uçar mı?
    Süğra: Yarasa memeli hayvandır.
    Kübra: Memeli hayvanlar uçmaz.
    Netice: O halde yarasa uçmaz.
    Burada Kübra yanlış olduğu için, netice yanlış çıktı. O halde Kübraların doğru olması şarttır. Kübra denilen önermeye, sigara israftır diye yanlış koyunca netice yanlış olur.
    (Benden alip millete satmissin, o zaman burada tashihat yapmistim ama buna ragmen yine hatali kurmussun. Bir defa dava kisminda soru sormak idaayi yani davayi zayif düsürür, yani anlayacagin davada soru olmaz, bu ise sugra ve kübrada ortaya cikar. Her neyse, hayirlisi olsun. Amma Mantikmis bee, bir türlü bitmek bilmiyor.)

    Genç: Sigara israf olduğu gibi, zararlı olduğu için de haramdır.
    CEVAP: Bu kendi kıyasınızdır. Hiçbir âlimin böyle kıyası yoktur. İslamiyet, böyle indî kıyasları reddeder. Kıyası ancak müctehid yapar. Bu iş size, bize düşmez. Bir insan, çok iyi otomobil kullansa; fakat ehliyeti yoksa kaza yapmasa bile cezalanır. Sizin kıyasınız, tamamen indîdir. Buna rağmen doğru olsa bile, müctehid olmadığınız için, İslam âlimlerinden nakil yapmanız gerekir. (Devamı var)
    (Kiyas yapmadigimi, yaptigim seyin tatbik oldugunu ispat ettim, sira sizde. Üstelik sizin dediklerinize bakarsak, sigaranin israf oldugunu mutlaka bir alim söylemeli, öyle degilmi? E demedigine göre israf olmaz, öylemi? Tabiki sizin buna cevabiniz evet olacak, zaten iddia ettiginiz seyde bu. O zaman alimlerin kitaplarinda haram olarak bildirilmeyen seyler helal mi oluyor? Mesela, ellibir veya pisti gibi oyunlara hic kimsenin kumar deme hakki yok her nekadar kumarin tarifine uysada, zira bunlarin kumar oldugunu ve buna bagli olarak haram oldugunu ancak bir ehli sünnet alimi söyleyebilir, dimi?
    e ozaman pisti veya ellibir oynamakta bir mahzur yok, zira hic bir ehli sünnet aliminin kitabinda pisti veya ellibir oynamak haramdir kumardir diye yazmiyor. Sizin ifadenize göre kumarin tarifine uydugu icin yine sizin ifadenize göre kiyas yapmak bize düsmez. Oyna gitsi o zaman. :):):):)
    evet evet, sizde güldünüz buna degilmi?)

    Bir gençle yapılan diyalog -3-
    İslamiyet mücerret [yalnız] akıl dini değil, selim akla uygun nakil dinidir. Akıl Şiilikte hüccettir.
    (Bunu benim icin mi yoksa kendiniz icinmi söylüyorsunuz? Aklimi edille i seriyyeye rabt edip dogruyu buldum fakat sizde bir yerde takiklik var. Nakil desem o var fakat akildan eser yok.
    Heyecana gerek yok, ispat edecegim.)

    Kıyasınız tamamen akla, mantığa dayanıyor. (Hayir sadece akla ve mantiga degil huccette var. Örnekmi? verelim. Israfin haram oldugunu söylemistim, bedene muzir olan seylerin haram oldugunuda bildirdim. Yoksa bunlari inkar mi ediyorsunuz? Söyledigimi zaten inkar edemessiniz cünki yukarida kendi elinizle yazmissiniz, fakat israfin haram oldugunu ve bedene zarar veren seylerin haram oldugunu inkar etmiyeceksiniz herhalde. Bunlar ehi sünnet alimleri tarafindan ortaya konulan hükümlermidir, degilmidir? E o zaman sadece akla mantiga dayali demek yalan ve yanlis olmazmi? Üstelik Ismail Hakki Efendi ile alakali yazinizda bunu daha genis izah edecegim. Sabir!)

    İlmî hiçbir kıymeti yoktur. (Evet, sirf akla dayali olsaydi dediginiz gibi olurdu ancak böyle olmadigini ispat ettim, sira sizde.)

    İlmî kıymetinin olması için, naklen bildirmek gerekir. (Evet cok sükür yaptim ve ispatta ettim.)

    Mesela (İbni Abidin, Mevlana Halid-i Bağdadi sigaraya haram dedi) demek gerekir. Böyle diyen hiçbir âlim olmadığına göre sözünüzün hiç değeri olmaz.
    (Bu saydigin zevati muhteremenin tamami israfin ve bedene zarar veren seylerin haram oldugunu bilirler, fakat bunlarin net bir sekilde bilmedileri bir sey varsa o da sigararnin zararlaridir. Sizi tanirim, bu söz üzerine hemen parlayacak ve “nasil bilmezler? Böyle bir seyi iddia etmek o mübarek insanlari cahillikle suclamaktir” diyeceksiniz, fakat bunu ben degil onlar söylüyorlar. Siz zamaninda sigara ile alakali bir sey yazmissiniz hemen alalim.) Adress: http://www.mehmetalidemirbas.com/detay.asp?Aid=230
    “Abdülgani Nablüsi hazretleri de tütünün mubah olduğunu bildiren, Essulhu beynelihvan kitabında diyor ki:
    Tütün bazılarına zarar verirse, yalnız bunlara haram olur, başkalarına haram olmaz.”
    (Dikkatle bir kac defa okuyacak olursaniz hemen anlarsiniz. Mesela “zarar verirse” demis, halbuki sigara bila istisna her kez icin zararlidir. Demekki Abdülgani Nablusi sigaranin aslinda herkese zarar verdigini bilmiyor, bilmedigi icinde katii bir sekilde degil “zarar verirse” seklinde ifade ediyor. Biraz daha ele alalim, ne demis? “bazılarına zarar verirse” demis. Bazilarina kelimesi cok seyler ifade ediyor. Demekki o tarihte sigaranin herkese degil bazilarina zarar verdigine inaniliyordu, bu ise acik ve net olarak o tarihteki insanlarin sigara hakkindaki bilgisini gösteriyor. Ayni adresten bir misal daha verelim:)
    “Maliki âlimlerinden Ali Echüri hazretleri buyuruyor ki:
    Tütün, aklı gidermiyor. Necis de değildir. Böyle olunca, tütün içmek haram değildir. Başka türlü zararlara sebep olursa haram olur. Zarar vermeyen kimseye haram değildir.”
    (Yani bundan daha acik ve net delilmi olur?) “Başka türlü zararlara sebep olursa haram olur” (diye o muhterem zat acik ve net yazmis ama Mehmet Ali Demirbas beyefendiler daha halen inkar pesinde. Her halde bunlarda sadece akla dayali deliller degil dimi ama? Üstelik dikkat edersek bu muhterem zatta henüz sigaranin faidelimi zararlimi oldugunu bilmemekte. Ama zamanimizda net bir sekilde bilinmekte. Birakin bir iki sigara icmek cekilen ilk dumandan bi l itibar zarar vermektedir. Hamile bir kadinin cektigi bir nefes sigaradan dolayi karnindaki cocugun kalp atislarinin yavasladigi ispat edlmistir. Artik siz düsünün.)

    Bir de, mubahlarda delil aranmaz, haramlarda aranır. (Iste zirvanin ve cehaletin zirve noktasi, mübahlar icin delil aranmassa ve aranmiyorsa o zaman mübahin mübah oldugu nerden bilinir? Farzlar, vacipler, sünnetler, müstehaplar, mübahlar, müfsitler, haramlar. Her bireri icin deliller vardir. Olmassa hüküm olmaz. E o zaman sizin ifadenizle sigaraya mübah diyen alim delil aramadan oldugu gibi kafadan mübah oldugunu söylemistir, öylemi yani? Bizim bahcede bir tavuk var, ona bunu anlatsam o bile güler.)

    Mesela çayın, kahvenin, mubahlığı için delil aranmaz. Biz yine, delil gösterelim. S. Ebediyye’de deniyor ki:
    (Şeyhul İslam Ebülbeka, Ahmed bin Ali Hariri, İsmail Meraşi, kadı Abdürrahim, Ganim bin Muhammed Bağdadi, Şeyhul İslam Behai, Muhammed Tarsusi, Muhammed Kehvaki, Mısır âlimlerinden Yusuf Decvi ve Muhammed bin Abdülbaki Zerkani, allâme Abdülgani Nablusi, Abdurrahman bin Muhammed İmadi, allâme Ali Echüri, Mahmud-i Samini, Osman Bedreddin, Seyyid Abdülhakim Efendi ve büyük âlim, veliyyi kâmil Mevlana Halidi Bağdadi’nin buyurdukları gibi, zarar ve alışkanlık yapmayacak kadar az içilen tütüne, haram ve mekruh demekten sakınmalı, kesesine ve sıhhatine zarar vermeyecek kadar az içenleri günahkâr bilmemelidir.)
    (Allahim! Aklimiza sen mukayyet ol! Inanilmaz bir sey. Pes be, pes. Alistigimi zan ediyordum ama ahmaga kim güc yetirebilirki? Hem mübah icin delil aranmaz diyor hemen arkasindan mübaha delil getiren alimleri sayip siraliyor. Vallahi pes!
    Insan kendini istemedende olsa ara sira maskara eder ama bukadarina hakikaten pes. Madem mubaha delil olmuyorda bu muhteremler neden mübaha delil getirmisler? Bu kadar mi? hayir dahasida var, lütfen iyi okuyunuz! Hemen alalim) “zarar ve alışkanlık yapmayacak kadar az içilen”
    (deniliyormu? Eh, bunun üstüne söylenecek baska ne söz olabilirki? Zarar verdigi kimin tarafindan bilinmiyorki su asrimizda? Mehmet Ali Demirbas Efendi kendi iddiasinin lehine deliller sunuyor. Akil i selime havale edilir.)

    Bu âlimlerin hocanız kadar ilimleri yok mu idi? Hocanız kadar takva ehli değil miydi?
    (Yukaridakilerden sonra burada bir sey söylemek tamamen fuzuli olur. Yukaridaki alimlerin dediklerini biz anladikta acaba siz anlayabildinizmi?)

    Genç: Bugün çok kimse, sigaranın zararlı ve israf olduğu için haram olduğunu söylüyor. Çoğunluğun yanılması mümkün müdür?
    (Bahs ettigim cogunlugu hemen ele alalim:

    Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) verdiği rakamlara göre dünyada her on üç saniyede bir kişi sigara yüzünden hayatını kaybediyor ve bu rakama ölmeden önce yıllarca acı çeken insanlar dahil değil.

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyada en büyük sağlık sorunun sigara olduğunu ilan etmiştir.

    TERÖR YILDA 2-3 BİN İNSANIMIZIN
    TRAFİK TERÖRÜ YILDA 6-7 BİN İNSANIMIZIN
    SİGARA TERÖRÜ YILDA 100 BİN İNSANIMIZIN HAYATINA MAL OLMAKTADIR.
    SİGARANIN YOL AÇTIĞI ÖLÜMLER, TRAFİK, TERÖR VE İŞ KAZALARINDAN MEYDANA GELEN ÖLÜMLERİN TOPLAMINDAN BEŞ KAT DAHA FAZLADIR. Bilkent Üniversitesi Sağlık Merkezi

    Dünya sağlık örgütü istatistiklerine göre dünya ülkelerinin birçoğunda en çok rastlanan ve en çok ölüme yol açan nedenler arasında ilk sırayı akciğer kanseri alıyor. Son 40 yılda yüzde 250 oranında artış gösteren akciğer kanserine sadece ABD’de her yıl 160 bin kişi yakalanıyor. Türkiye’de ise her yıl 30-40 bin kişide akciğer kanseri görülüyor.

    Başkan George W. Bush’un baş sağlık danışmanı, sigaranın zararlarının bilinenden çok daha fazla olduğunu açıkladı.

    Sağlık Bakanlığı tarafından yeni hazırlanan bir rapor, sigaranın kalın bağırsak, rahim, pankreas, böbrek ve mide kanserinin yanı sıra, lösemi, katarakt ve zatürreye yol açtığını duyurdu.

    Richard Carmona, sigara yüzünden her yıl 440 bin Amerikan vatandaşının öldüğünü kaydetti.

    hadi bunlar yaniliyorlar, peki ölenlerdemi yanilgidan öldüler ve daha halen ölmekteler? Akli olan bilir.)

    CEVAP: Çoğunluğun içinde İslam âlimi yoksa kıymeti olmaz.
    (Yukarida acik ve net yazili, Islam alimleri sigaranin zararlari hususunda acziyyetlerini bildirmislerdir. Ayrica bu cümlenizde siritmayi icap eden bir sey var. size bir sorum olacak, Siz hastalandiginizda Islam alimlerinemi yoksa doktorami gidiyorsunuz? Veya hava raporlari ve haberler Islam alimleri tarafindan mi sunulmali? Hani, sadece Islam alimlerinin dediklerine itibar ediyorsunuzda ondan dolayi sordum? :) :) :) Allah akillar ihsan eylesin!!! Amine amin)

    İnsanların çoğuna uyan zarardadır; çünkü Kur’an-ı kerimde mealen, (Yeryüzündeki insanların çoğuna uyarsan, seni Allah yolundan saptırırlar) buyuruluyor. (Enam 116)
    (Birde bana dersiniz ayet yazip kendi tefsir ediyor diye, Peki sizin bu yaptiginiza ne demeli?
    Üstelik bu ayetin tefsirini biliyormusunuz? Ben biliyorum ama siz bundan bi habersiniz. Kisa anlatayim: Mesela ickinin sarhos etmedigini iddia eden bir insan bilmem. Sizde bilirsinizki aklini kaybetmemis biri böyle bir seyi iddiaya kalkismaz. Insanlarin 99,99 % ickinin sarhos ettigini söyler. Ama siz ayet yazdiniz bu ayete göre insanlarin coguna itibar etmek tefsirinize göre yanlis olur, demekki ickinin sarhos ettigine inanmamali. E sarhos etmiyorsa haramda olmaz. Veya yüzme bilmeyenin derin suda bogulacagi hakikati da insanlarin cogu ve hatta tamami tarafindan kabul edilmekte yoksa bunadami inanmayalim?
    Biliyorum olmadi, yine zirvadan baska bir sey konusmadiginizin farkindasiniz. :) :) Biraz siritalimda bosa gitmesin.)

    Genç: Sigara israfın tarifine uyduğu için, sigaraya haram diyoruz.
    CEVAP: Sigaranın israfın tarifine uyduğunu nasıl biliyorsunuz ki? Sigara israf olduğu için haram diyen bir tek İslam âlimi var mı? İslam âlimi israfı bilemezse başka kim bilir ki? Dini bize onlar bildirdi.
    (Bunun üzerine ciltlerce yazabilirim. Islam alimlerinin sigaraya haram dememeleri onun haram olmayacagina delil olmaz, ama bunun tersi eger bir seye haram demeleri veya helal demeleri delil sayilabilir. Mesela yumurtanin helal oldugunu yazan hic bir alime rastlamamisizdir, helal dir dememeleri ne helal nede haram olduguna delil degildir ve olamaz. Demekki dememeleri degil dedikleri itibara alinir ve delil teskil eder. Ama buna ragmen yinede oldugu gibi kabul edelim dediklerinizi, bakalim altindan neler cikacak. Bir defa, Islam alimlerinin sigaraya israf diyebilmeleri icin sigara hakkinda yeterince malumat sahibi olmalari gerek, yukarida gectigi üzere o tarihlerde sigara hakkinda pek az seyle bilinmekte idi, bu sebeple “eger olur” , “zarar verirse” , “bazilarina zarar verirse” gibi süpheli yaklasimlar olmustur. Bu kadarmi? hayir, sigarayi ilac niyyetiyle kullananlar bile cok olmus. Sizin sigara ile alakali yazinizdan alalim. Adres: http://www.mehmetalidemirbas.com/detay.asp?Aid=230)
    İbni Abidin hazretleri devam ederek buyuruyor ki:
    Tütün içmek Şafii’de haram değil, tenzihen mekruhtur. Hatta, zevce tütünü bırakınca, zarar görmezse, meyve gibi olur. Kocasının tütün parası vermesi lazım olur. Tütünü bırakınca, kadın zarar görürse, ilaç gibi olur.
    (Gördük degilmi? sigaranin zarari degil kullanmakta tam aksi kullanmamakta bile zan edilmis. Yani sigara hakkinda nasil bir bilgiye sahip olduklari acik ve nettir. Devam edelim.)
    Tütünü haram sananların vesika olarak ileri sürdükleri, Berika kitabının sahibi Muhammed Hadimi hazretleri diyor ki:
    Bazıları, (Tütün ve kahve kullanmak da, âdette bid’attir. İkisi de haram değildir ve mekruh da değildir. Doğrusu da budur. Bunlara haram diyen, âdette bid’ati haram etmiş olur) dedi. Bize göre, kahve belki böyledir. Fakat, bunu da, kullanmamak daha iyidir. Çünkü, hakkında söz birliği yoktur. Tütüne gelince, haram olmadığı doğru ise de, mekruh olduğunda şüphe yoktur. Çünkü, helal olmasında söz birliği yoktur. Hadis-i şerifte, (Soğan, sarmısak yiyen, mescidimize gelmesin) buyuruldu. Çünkü, melekler pis kokudan incinir. Cüzzam, baras hastaları, yarası kokanlar, üzeri balık kokanlar da böyledir. tütünü içmek de bunun için mekruh olur dedi. Salih olan kimse, bu hadis-i şeriften korkarak tütün içmez. (Berika)
    (Dikkat edilirse senede 5 million insanin ölümüne sebep olan sigara ile kahve bir arada zikrediliyor, buda sigara hakkindaki malumatlarini acikca ortaya koyuyor. Burada dikkat edilmesi gereken yine cok önemli bir sey var, o da “mekruh olduğunda şüphe yoktur”
    demekki sigara mekruh yani kücük günah. Kücük günahlarda israr etmek ise büyük günahtir. Birakin günde bir kac sigara icmeyi her gün bir nefeste cekse kisi kücük günahlarda israr etmis olacagindan büyük günah islemis oluyor. Ayrica günahlarda israr etmek imansiz olarak ölmeye sebeptir.)

    Siz diyorsunuz ki: İsraf haramdır. Sigara israftır. Öyleyse sigara haramdır. Bu ayetle sabittir.
    Bu mantığı hiçbir İslam âlimi bilemedi de, onun için mi sigaraya haram değil dediler? Siz israf âyetinden, sigaranın israf olduğunu söylediniz. O âyet yeni mi indi? İslam âlimleri niye bilmiyordu?
    Genç: Haramın azına helal denmez. Mesela şarabın azı helal olamaz. Sigara da böyledir.
    CEVAP: Maazallah. Sigara şarapla mukayese edilemez. Şarabın damlası haramdır; ama ömründe bir tek sigara içene haram işledin demek koyu cehaletin veya taassubun bir alametidir. (Devamı var)

    (Sigaranin haram oldugunu sizin ortaya koymus oldugunuz delillerle ispat ettim. Berika kitabinda ise “mekruh olduğunda şüphe yoktur” deniyor. Mekruhlarda israr etmek büyük günah oldugu tarafiniz ve tarafimizca biliniyor. Kisi ömründe bir defadaya mahsus olmak üzere denese, velevki bir nefes cekse kücük günah islemis olur. Delil: Berika kitabidir, “mekruh olduğunda şüphe yoktur” kaydidir. Bu kayitlar ise sizden alinmadir. Mekruhlar, kücük günahlarin ismidir veya kücük haramlarin ismidir de diyebiliriz, netice: sigara icene haram isledin demek koyu cehaletin veya taassubun bir alameti olmasa gerek.)

    Bir gençle yapılan diyalog -4-
    Genç: Sigara tedrici olarak ölüme götürdüğünden açıkça intihardır. CEVAP: Hangi İslam âlimi böyle benzetmeler yaptı ki? Şarapla mukayese etmek, intihar demek hangi din kitabında yazıyor ki? İndî görüşlerin dinde yeri olur mu hiç?
    (Yani Islam alimlerinin isi gücü kalmadi ölüme sebep olan seyleri sayip dökecekler arkasindanda bunlar haramdir diyecekler. Yahu Allah rasul askina sizin akliniz basinizdami? e demekki camdan atlayarak intiharda bir beis yok zira camdan atlayarak veya tramvayin önüne atlayip intihar haramdir diye bir alim yazmadigina göre bu caizdir öylemi? Birde sanki cok akillica bir sey söylemis gibi “İndî görüşlerin dinde yeri olur mu hiç?” demis. Cok merak ediyorum, bu sacmaliklari kac kisi okuyor ve bunlara kac kisi dur diyor.)

    Genç: Sigaranın zararlarını inkâr mı ediyorsunuz?
    CEVAP: Sigaranın zararı inkâr edilir mi hiç? Bunu sormak bile gereksiz. S. Ebediyye’de sigaranın zararları yeteri kadar bildiriliyor. Kahvedeki kafein, çaydaki tein çok alınırsa insanı öldürür; ama az kahve veya çay içmeye, şaraptan kötü denmez.
    (Her sene 5 million insanin ölümüne sebep olan sigara ile cay kahve bir arada zikr ediliyor. Akli selime havale edilir. Ama positif bir sey var o da sigaranin zararlarini kabul etmesidir.)

    Genç: Her zehrin faydası da olur; ama faydasız olarak yaratılan tek bitki tütündür.
    (Bu söz bana kesinlikle ama kesinlikle ait degil. Zaten yukaridan beri yazimi okuyan bilirki benden böyle bir sey cikmamistir. Yaratilan her sey bir gaye ve maksat icindir bunu bilir ve her zaman bunu söylerim. Hatta bana ” Tütünde buna dahilmi?” demistiniz. Bende “evet dahil” demistim. Devaminda “insan oglu su gibi icsin diye degil” demistim. Olamazda zaten. Her sene 5 million insanin canina mal olan bir seyin yaratilma maksadi icmek olmadigi aklen bilinir, Nakillerde zaten haram oldugunu bildiriyor.)

    CEVAP: Nikotinin öldürücü zararları yanında, güldürücü faydaları da vardır. Bugün fen, nikotinin hafızayı kuvvetlendirdiğini keşfetmiştir. Hafızanın yeniden kazanılması için başarılı araştırmalardan biri de Harvard Üniversitesi’nde yapıldı. Nikotinin beyni nasıl etkilediğini araştıran bilim adamları, nikotinin hafıza merkezindeki beyin hücrelerini uyardığını keşfetti. Bu beyin hücreleri aynı zamanda hafıza kaybını da engelleyen proteini üreten beyin hücreleriydi. Nikotinin uyardığı hücreleri ayıran bilim adamları, aynı uyarılmayla hafıza kaybını önlediğini keşfetti. (Newsweek)
    (Ama bunlari söyleyenler Islam alimleri degil dimi? Hani siz Islam alimlerinin haricindekileri kabul etmessinizde ondan soruyorum :):):)
    Demekki insanoglu nasil isine geliyorsa öyle yapiyor. Olsun! bence bir mahzuru yok. Sigaranin bilinen 300 küsür zararlari yaninda zikredilen bir kac bugunki bilim tarafindan inkar edilen faidelerinin ne manasi var. Bundan 4 küsür ay önce yazistigimizda bana 40 küsür sene öncesinden bilimsel yazilar yazmistiniz buda öyle olmasin, zira sigaranin birakin hafiza kaybini önlemesi, kaybina sebeptir. Sigara dedikmi bir asagi bir yukari 4000 cesit zehirli maddeden bahs etmis oluruz, kanserden, damar tikanikligindan, hafiza kaybindan bahs etmis oluruz. Dünya saglik örgütü ve saglik bakanligi sigaranin hafiza kaybina sebep oldugunu bildirmektedir.
    Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazmi Bilir tarafından “Sigara veya Sağlık Konusunda En Sık Sorulan 50 Soru ve Cevapları” başlıklı bir broşür hazırlandı.
    Broşürde şu bilgilere de yer verildi:
    “Dumanda bulunan katranın içinde 4 bin dolayında kimyasal madde vardır. Bunlar arasında bulunan asitler, alkol aldehitler, ketonlar, siyanür, karbon monoksit gibi maddeler doğrudan zehir etkisi gösterirler ve organlarda tahribat yaparlar. Sigara içenlerde hemoglobinin oksijen taşıma kapasitesi yüzde 2.5 ile yüzde 15 arasında azalır. Bunun sonucunda organlar yeterli oksijen alamazlar. Özellikle beynin yeterli oksijen alamaması sonucu düşünme, karar verme, net görme ve işitme gibi önemli bazı fonksiyonlarında zayıflama olur. Karbon monoksit ayrıca damarlarda kolesterol depolanmasına yol açar. Sık aralıklarla sigara içenlerde görülen sigara dumanına bağlı etkilerin düzelmesi mümkün değildir. Sigarayı bırakanlarda özellikle kalp hastalığı ve kanser riskinde azalma olmaktadır. Sigarayı bıraktıktan sonra bir yıl geçince kalp krizi riski yarıya inmektedir. On yıl sonra ise kalp hastalığı ve kanser riski sigara içmemiş bir kişi ile eşit düzeye yaklaşmaktadır.
    Gördük degilmi? Benim almanca ve ingilizcem var fakat su Newsweek denilen dergide böyle bir seye rastlamadim. Kesinlikle yoktur demiyorum ama hangi tarihli baskida yazilidir? diye sorarim.)

    Yaprağından hazırlanan infüzyonlar, vücut parazitlerine karşı kullanılır. Nikotinin sülfat tuzları tarımda böcek öldürücü olarak kullanılır. Ayrıca tütün yaprağı fermente edilerek kokulandırılıp, enfiye adı verilen keyif verici ve aksırtıcı bir ürün elde edilir. Tütün tohumları yağ bakımından da zengindir. Tütün yağı boya ve sabun sanayiinde kullanılır. (Wikipedia)
    (Böyle bir seyide siz agziniza koyup dumanini cekiyorsunuz, öylemi? Mehmet Ali Efendi! Sizin sigara icip icmediginizi bilmiyorum ama bunlari söylemeniz insanlari sizin hafizaniz ve zekaniz hakkinda süpheye düsürür. Böyle bir seyi söylemek sizin aleyhinize olur. Böyle bir sey söylemekle maksadiniz ne olur ki acep?)

    Allahü teâlâ faydasız hiçbir şey yaratmamıştır. Ayrıca, sigaranın zararları eski âlimlerce bilinmiyordu da, hocanız, nereden bildi de haram dedi?
    (Sakin beni baska birileriyle karistiriyor olmayasiniz. Eminimki buda icinize cektiginiz dumanin tesiridir. Yukaridan beri dikkatle okuduysaniz alimlerin o tarihte sigaranin zararlarini bilmediklerini zararlarin ise son 20 senede kesfedilmeye baslandigini yeterince ispat ettim. Sigaranin zararli oldugunu bilmek icin her hangi bir hocaya ihtiyacim yok. Googleye girip “Sigara” , “zararlari” kelimelerini yaziniz! Emin olun ki ne hocaya nede haciya hacet kalir.)

    Genç: Hocamız, sadece fetvaya değil, takvaya uyar, ince eler sık dokurdu. Tasavvuf ehli, şüpheli şeylere, haram muamelesi yapar. Onun için hocamız, sigaraya haram demiştir.
    (sadece son cümle bana ait degil bu sizin kendi uydurmanizdir. Hatta “haram muamelesi yapar” kismini tartismistik. Siz buna itiraz etmistiniz. Hatirliyorsaniz muamele kelimesinin tam olarak ne manaya geldigini bilemeyip beni fena sasirtmistiniz. Eger son cümleyi, yani “Onun için hocamız, sigaraya haram demiştir” cümlesini yazmis olsaydim “haram muamelesi yapar” cümlesini tartismaya gerek kalmazdi. Ama normal sayilir, yaslilik ve dumanin tesiri bir araya gelince böyle ufak kazalar meydana gelebilir. (Allahümerzugna hifza l mürselin ve ilhame l …))

    CEVAP: Eğer sigaraya bu sebepten haram denirse cahillik olur. Şüphelilerden kaçmak ayrı, şüpheliye haram demek ayrıdır. Hazret-i Ömer, (Harama ve şüpheliye düşerim korkusuyla yetmiş helalden el çektim) buyuruyor. Helalden el çekmek ayrı, helale haram demek ayrıdır. El çekmede takva olur; helale haram demek ise küfür olur. Her tasavvuf ehli, el çektiği şeylere, mekruh veya haram derse, ortada din mi kalır? (Devamı var)
    (Zaten benim böyle bir iddiam yok. Kendiniz calip kendiniz oynamissiniz.)

    Bir gençle yapılan diyalog -5-
    Sigaraya mubah diyen tasavvuf ehli âlimler, hocanız kadar takva ehli değil miydi? Onlar şüpheli şeylerden mekruhlardan israftan kaçmazlar mıydı? Niye sigaraya haram demediler? Demek ki, hocanızın sigaraya haram demesi, tarikatçı ve takva ehli olduğu için değil, (Sigara israftır, israf haramdır, o halde sigara haramdır) fasit mantığıyla hareket ettiği içindir.
    (Burada “Niye sigaraya haram demediler?” diye soruyorsunuz sonrada bes satir asagida “Peki, Bursalı İsmail Hakkı efendi, 300 yıl önce tütünün zararını nasıl bildi de haram dedi?” diyorsunuz. :) :) :) Biliyorum pek tutturamadiniz. Ama üzülmeyin, mutlaka savururken tesadüf eseri bi dek getirirsiniz.
    Ayrica ask ve sevk ile tekrar ediyorum. Manevi Hocam sigaranin zararlarini bildirirken her hangi bir delil sunmamistir, veya en azindan bize ulasmamistir. “Demek ki, hocanızın sigaraya haram demesi…” cümlesindeki “Demek ki” kelimesi bunun sizin fikriniz oldugunu gayet acik ortaya koyuyor. Ayrica burada fasit olan birsey varsa o da mantik degil sizin sigara dumani ile kararan beyniniz ve kalbinizdir. (la yekadüne yefgahüne gavlee))

    Genç: Sigaranın zararı 20 yıldır biliniyor. Onun için eski âlimler sigaraya haram dememiştir.
    CEVAP: Peki, Bursalı İsmail Hakkı efendi, 300 yıl önce tütünün zararını nasıl bildi de haram dedi?
    Genç: O, tasavvuf ehli büyük bir evliya olduğu için haram demiştir.
    CEVAP: Sigaranın zararı, diğer âlimlerce ve diğer mutasavvıflarca bilinmediği halde, bu âlim nasıl olmuş da bilmiş ki? (Bilmem, yoksa bilmemmi gerekiyor. Eger hayatta olsaydi sorardim. Neticede haram demis ya ona bak!)

    Bütün ulema ve evliya zatlar zararını niye bilememiş de haram değil demişler?
    (Ulemanin bu hustaki düsünce ve bilgilerini yukarida yeterince isledik fakat evliya derken hangi evliyayi kast ediyorsunuz, bu biraz kapali. Siz bana hakkinda ihtilaf olmayan bir kutbul aktabin sigara ictigini veya buna müsade ettigini bildirin, Böyle birini taniyormusunuz?)

    İşin doğrusu S. Ebediyye kitabında şöyle bildiriliyor:
    (İsmail Hakkı hazretleri, önce tütünün haram olduğunu yazmıştı; çünkü Sultan Murad, tütünü yasak etmişti. İçenler cezalandırılıyordu. Bu âlim, tütünü değil, tütün içmek suç olduğu için, suç işlemeye haram demişti.
    (Bak simdi neler cikacak! Bir defa Sultan dördüncü Murat ile Ismail Hakki Bursevi Hz.leri ayni tarihte yasamamislardir. 4. cü Murat 1623 tahta cikmis 1640 ise tahttan inmistir. Tahttan indikten 13 sene sonra 1653 yilinda Ismail Hakki Efendi dünyaya gelmistir, 1723 yilinda ise vefat etmistir.
    Demekki Ismail Hakki Efendi Sultan 4. cü Murattan sonra tahta cikan 1. ci Ibrahim devrinde dünyaya gelmistir. 1685 yilinda Bursaya halife olarak gönderilmistir. Seyhinin talimati üzere ulu camiinde vaaz etmeye baslamistir. Vaazlari tekerrür edince, kendisine Kur anin basindan baslayarak tefsir edilmesi isaret olunmustur. Bunun üzerine Saban 1685 de Kuran i Kerimi tertip üzere tefsir etmeye baslamistir, yani 4. Muradin tahtindan inmesinden 45 yil sonra. Demekki Ismail Hakki Efendinin sigaraya haram demesi 4. cü Murat ile alakasi yok. Isterseniz birde tefsirden alinti yapalim da mesele daha iyi anlasilsin.
    Büyük alim ve mutasavvıflardan İsmail Hakkı Bursevi (K.S.) Hazretleri Ruhu-l Beyan Tefsiri’nin 1. Cildinin sonunda teracimi ahvalini verirken Türkçe olarak şöyle yazıyor. Biraz sadeleştirerek aşağıda naklediyoruz:
    Şam’da iken Şeyh Ekber (K.S.) bir kaç kere temessül (Bir şekil ve surete girerek gözükme) edip; öyle ki halk ona yaprak (tütün) der. O bizim yanımızda pis ve haramdır. buyu”rdu. ve şeyhimden de duydum ki; “Tütün içen nefsani ve şeytanidir.”
    Yine İsmail Hakkı Hazretleri hazzırladığı Hadisi Erbaiyn’in 6. Hadisi Şerifiin Şerhinde şöyle buyuruyor: “Bir şeyin zararı asli fıtrata ( yaratılışa) dokunuyorsa diğer zararlılardan daha çirkindir. Mesela tütün gibi ki bunun zararı doğrudan fıtrat-ı asliyedir. İbadetlere karşı bir ağırlık ve isteksizlik meydana getirir.”
    Ruhul Beyan’da Vakıa sursinin 43. ayet-i kerimesinin tefsirinde ise “Diğer tefsirlerde tarif edildiği gibi bu tütün haramdır.“ buruluyor.
    “ ﻮﻈﻞﱡ ﻣﻦﯾﺣﻣﻮﻢ ” Ayetinin manası: “Ve bir de kapkara dumandan bir gölge içindedirler.” Alacasız, düz siyah yani kapkara dumandan bir gölge var. “yahmum” dumandır. Kamusta olduğu gibi: “Humme” den müştak yef’ulün vezninde, her şeyden siyah manasınadır ki bu da kömürdür. Nitekim Arap, siyahlık şiddetli olduğu zaman; “eşyede yahmumun” der.
    Dahhak buyudu ki:
    “- Cehennem ve cehennem ehli simsiyahdırlar. Ve orada her şey simsiyahdır… Bundan dolayı, cennette vücuttaki ben, kirpiklerin bittiği yer ve kaşlardan başka siyahlık yoktur.”
    Fakir (İsmail Hakkı Bursevi Hz. k.s.) der ki: -Burada şu asrımızda yayılmış olan tütüne içmekten tahzir (sakındırma) vardır. Çünkü bu içildiğinde, dumanı yükselir ve içinin üzerinde gölge gibi olur. Bununla beraber içinde çokça gaileler yani sıkıntı verici şeyler meydana gelir.. Gerçi bunun burada anlatılmasının yeri değildir. Biz müptela olana Allah (c.c.)’tan afiyet dileriz. (Mevla o kişiyi ondan kurtarsın). Çünkü bu tab-ı Selimenin pis ve çirkin gördüğü bir şeydir ki diğer tefsirlerde de inceden inceye anlatıldığı gibi haramdır.
    Iyi dikkat edelim! Ne diyor? “O bizim yanımızda pis ve haramdır. buyurdu. ve şeyhimden de duydum ki; “Tütün içen nefsani ve şeytanidir.” Demekki haram demesinin sebebi pis oldugu ve hocasindan -ki hakiki tasavvuf ehlidir- böyle duydugu ve ögrendigi icindir. Baska ne diyor? “Bir şeyin zararı asli fıtrata ( yaratılışa) dokunuyorsa diğer zararlılardan daha çirkindir. Mesela tütün gibi ki bunun zararı doğrudan fıtrat-ı asliyedir. İbadetlere karşı bir ağırlık ve isteksizlik meydana getirir.” Siz bu alimin suc islemek haram oldugu icin sigaraya haram dedigini iddia etmistiniz fakat o bu yazisinda cok baska bir sey söylüyor, sizin dedikleriniz ile alaka kurmak zor bir kenara imkansizdir. Her sey bir kenara, Ismail Hakki Efendi “Çünkü bu tab-ı Selimenin pis ve çirkin gördüğü bir şeydir ki diğer tefsirlerde de inceden inceye anlatıldığı gibi haramdır.” diyor. Demekki haram oldugu farkli tefsirlerdede inceden inceye anlatiliyor. Daha halen nakilsiz konustugumu iddia edecekmisiniz?
    Baska delillerde sunalim:
    Büyük hadis alimlerinden Mahmud Muhammed Hattab Es-Subki, El-Menhelü’l-Azbü’l-Mevrud Şerhu Süneni’l-imam Ebi Davut isimli eserinde sigaranın zararlı ve aramlığı ile alakalı geniş izahlarda bulunur ve hulasa olarak şöyle der:
    “Sigaranın haram olduğu bir gerçektir… Bunun haramlılığı, doktorların raporlarına göre, sıhhatte zararlı olduğundandır. Şüphesiz zararlı bir şey, alimlerin ittifakı ile haramdır. Sigara, yalnız içenlere değil, içmeyenlere de eza (sıkıntı) verir… Melekler de çok rahatsız olur…”
    Baska:
    Son devrin büyük alim ve fazıllarından Mehmet Zihni Efendi merhum da Ni’met-i İslam isimli eserinde şöyle bahseder: “Öyle şeyler vardır ki, onlar vücuda faydalı olmak şöle dursun netice itibari ile bedeni harap ettiği halde fazlaca iştah ve istek duyulur. Bundan dolayıdır ki bu gibi şeyler oruçlu iken kullanılırsa hem kaza hemde keffaret lazım gelir. Mesela tütün gibi… Esrar içmek ve afyon yutmak da bu nev’i dendir… Ve hepsi haramdır.
    Birde tabip olan alimlerden misal verelim:
    Şafii mezhebi alimlerinden Kalyubi bir din alimi olduğu kadar tabib idi. Bu muhterem zaat iki ilimdeki dirayeti ile tütün içmenin haramlığına hükmetmiş bulunmaktadır.
    Devam:
    EBU’L HASAN EL-MISRİ, EL-HANEFİ :
    Sahih nakli hükümler, açık nakli deliller tütünün haramlığını ilan etmektedir.
    Daha cok nakli delillerimiz mevcut ama yetigine kanat ediyorum.)

    Hükümet, tütün yasağını kaldırdıktan sonra, yazdığı kitabında, tütünün haram olmadığını bildirmiştir. Mütercim fakir, Bursa’da Orhan Kütüphanesinde tütüne mubah dediğini bildiren bu kitabını gördüm.)
    (Böyle bir kitabin mevcut olmadigini kütüphane calisanlari bildirmislerdir. Delil ariyorsaniz oraya sorunuz!)

    Genç: Namaz kılmasa da, sigara içmeyen kıymetlidir, içen ise, namaz kılsa da kıymetsizdir.
    (Terbiyesiz! Yalanci! Ben böyle bir sey yazdimmi size? yassinizdanda utanmiyorsunuz degilmi? Benim size yazdigim yazilarin bir kopyasini sizin cemaatinize mensup bir kac kisiye göndertmistim, sahitlerim var. Isinizin sonu kötü.)

    CEVAP: Böyle söylemek Allah saklasın namazı önemsememek anlamına gelir. Taassup, sizi böyle tehlikeli sözlere sürüklüyor. Sarı Lütfi denilen Tokatlı Molla Lütfi, (Namazı doğru kılmıyoruz. Kıldığımız namazlar, yatıp kalkmaktan ibarettir) demiş ve bu sözü namazı önemsiz görmek kabul edilerek, 1495’te idam edilmişti. Sizin sözünüz ise Molla Lütfi’ninkinden çok daha kötüdür. Bu kör taassubu bırakmak gerekir.
    (Utanmadanda yapmis oldugu iftiraya cevap vermis. Allah hidayet etsin!)

    Genç: Sigaraya mubah diyen âlimlerden hangisi kimyager, hangisi tabip, hangisi eczacı veya araştırmacıdır? İçlerinde bir tek fen adamı var mıdır?
    CEVAP: Elbette vardır. S. Ebediyye’nin yazarı, icazetli, yetkili bir din adamı olduğu gibi aynı zamanda, Arapça, Farsça yanında, Fransızca ve Almanca da bilen, yüksek kimya mühendisi, eczacı, araştırmacı ve öğretmen olan bir fen adamıydı. Çeşitli araştırmalar yaparak, (Fenil-siyan-nitrometan) cisminin sentezini yapmış ve formülünü bulmuştur. Binlerce kitaptan araştırarak hazırladığı S. Ebediyye’deki bilgiler ve kaynakları da, yetkili bir din ve fen adamı olduğunun canlı ispatıdır.
    (Piyasada ben yokum ya, meydan bos nede olsa, savur savurabildigin kadar! Ben size bu cevap üzere ne demistim, hatirladiniz degilmi? Peki buna cevap verdinizmi? Tabiki hayir. Ne demistim, bu cevabiniz karsisinda? “Böyle olsa dahi sizin icin yine kötüdür, zira bunu kabul etmeniz, doktor ve kimyager olmayanlarin hükümlerini degersiz kilma manasina olacaktir.”

    Elhamdülillahillezi nasarani fiddiin. Vesalatü vesselamü ala seyyidi l mürselin.)

  2. Sayin Genc Kardesimizin tüm yazdiklarinin dogru olduguna inaniyorum ve ona hak veriyorum..Cok büyük bir arastirma yaparak yazdigi, yazdiklarindan anlasiliyor..
    Sigaranin saglik ve dinimiz acisindan, insanlara olan zarari burada mükemmel olarak anlatilmistir. Tesekkürler Genc!

Yorum Yaz

Copyright © 2008 - Volkan SOYYİĞİT | Web Günlüğü - Altyapı Wordpress Wordpress-tr Designed by Gabfire Türkçeleştirme Volkan | Yazılar (Rss) | Yorumlar (Rss)